test

Ek vergiler hangi sektörü nasıl etkileyecek?

Torba kanun teklifinde yer alan yeni ekonomik düzenlemeler gündemdeki yerini koruyor. Bir defaya mahsus olmak üzere yürürlüğe girecek olan ek Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), Kurumlar Vergisi oranındaki artış ve özellikle sanayici yakından ilgilendiren yeni düzenlemelerin detaylarını Türkiye Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) Vergi Platformu Başkanı Serkan Kundakcı anlattı…

EK MTV

“Bir defaya mahsus olmak üzere 2023 yılı için ek Motorlu Taşıtlar Vergisi getiriliyor.

2023 yılında ödeyeceğimiz MTV’leri bir defaya mahsus olmak üzere iki kat olarak ödeyeceğiz. Bugüne kadar tescil edilmiş ve bundan sonra tescil edilecek tüm araçları kapsayan bir düzenleme. Depremle oluşan yaraların bir an önce sarılması için oluşan kaynak ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra, son zamanlarda araçlara olan talebin azaltılması amacıyla anti enflasyonist bir yaklaşım olarak da değerlendirilebilir bir konu. Ancak vinç, iş makinası, beton mikseri gibi sadece imalatta kullanılan araçlardan alınacak ek MTV’nin ve araç kiralama firmalarına tahakkuk edecek ek MTV’nin Plan Bütçe Komisyonu’nda muafiyet kapsamına alınması hususunda yeniden değerlendirilmesi yerinde olabilir.”

KURUMLAR VERGİSİ

“Kurumlar Vergisi oranı, 2023 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlar için şirketlerde yüzde 20’den yüzde 25’e, banka, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinde ise yüzde 25’ten %30’a çıkarılıyor.

Yapılan bu ani vergi artışı, üretim maliyetleri ve şirketlerin kısa ve orta vadeli verilen yatırım kararlarını olumsuz etkileyecektir. Ayrıca yapılan bu vergi artışının piyasa fiyatlarına ve dolayısı ile enflasyona olan etkileri de yakından izlenmelidir. İhracatın teşvik edilmesi amacıyla ihracatçıların ihracattan elde ettikleri kazançlara kurumlar vergisi oranında uygulanan 1 puanlık indirim, 5 puana çıkarılıyor. İhracatçılara verilen bu desteğin sanayi üretimi yapan ve belli bir ciro üzerine çıkmış firmalara da uygulanması plan ve bütçe komisyonunda ele alınabilir.”

TAŞINMAZ SATIŞINDA VERGİ VE KDV İSTİSNASI KALKIYOR

“Şirketlerin aktifinde iki yıldan fazla kayıtlı olan taşınmazların satışında uygulanmakta olan kurumlar vergisi ve KDV istisnaları kaldırılıyor. Kanunun geriye yürümemesi bakımından, kanunun yürürlük tarihinden önce şirket aktifinde kayıtlı taşınmazlar için bu istisnaların devam etmesi öngörülüyor. Ancak, bunların satışında kurumlar vergisi istisna oranı yüzde 50’den yüzde 25’e düşürülüyor.

Enflasyon muhasebesi uygulamasının 2023 yılı sonuna ertelendiği, Geçici 31 ve 32 Maddeler kapsamında yeniden değerleme uygulamasının kısıtlı kaldığı düşünüldüğünde, şirketlerin aktiflerinde bulunan taşınmazların çok minimal değerlerle kayıtlı olduğu bir durum yarattığından, taşınmaz fiyatlarındaki anormal artış yaşandığı bugünlerde, olası bir taşınmaz satışı durumu şirketleri hesaplarda olmayan bir vergi yükü ile karşı karşıya bırakacaktır.

Bugüne kadar vergi planlama aracı olarak kullanılmakta olan taşınmazların vergiden istisna olarak kısmi bölünme yoluyla şirket dışına çıkarılmasına ilişkin uygulama sona erdiriliyor. Burada şirketlerdeki mevcut taşınmazlarla ilgili kısmi bölünme işleminin yıl sonuna kadar tamamlanması için süre verilmiş. Bu süre uygulama da karışıklık ve yoğunluk yaratabilir 2023 yılı içerisinde istisnadan faydalanılması için tamamlanması değil başlatılmış olma şartı konulması yerinde olacaktır.”

AKARYAKIT ÖTV’SİNE OTOMATİK ARTIŞ

“ÖTV Kanununun 12. maddesine eklenen 5 numaralı fıkra ile ÖTV Kanunu eki (ı) sayılı listede yer alan petrol ürünleri, LPG, doğalgaz, madeni yağlar, solventler ve diğer ürünlerde uygulanan maktu ÖTV tutarları, her yılın ocak ve temmuz aylarında TUİK tarafından açıklanan altı aylık ÜFE artışı oranında otomatikman artacak. Düzenli ÖTV artışı sonrası akaryakıt fiyatlarında meydana gelecek yükselişin tarımsal ve sanayi üretiminde maliyetlere ve dolayısı ile fiyat ve enflasyona olumsuz etkilerine karşı depremle ilgili yaraların sarılması ve bu konuda eksikliklerin giderilmesinden sonra tekrar eşel mobil sistemi ile akaryakıt fiyatlarının kontrol altına alınması değerlendirilebilir.”

spot_img

SON YAZILAR

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR